TOKAT'LI STK 'LAR
Faik KAFALI
kafalimedya@gmail.com
GAYRİMENKUL UZMANI GÖZÜYLE TÜRKİYE’DE EMLAK SEKTÖRÜ VE…
05/02/2020

GAYRİMENKUL UZMANI GÖZÜYLE

TÜRKİYE’DE EMLAK SEKTÖRÜ VE…

Son on yıldır, Türkiye’de gayrimenkul sektörü, ülkemizin yerel ve küresel ekonomisinin gelişmesindeki lokomotiflerden önemli biri olmuştur. Bu sektör, yatırım amaçlı olmasından dolayı her kesim için, şartlar ne olursa olsun her zaman gözdedir. Nüfus artışına ve genç nüfus büyüklüğüne paralel olarak konut üretimine ihtiyaç, süreklilik ve güncellik arz etmektedir. Bu çerçevede konut sektörü bünyesinde, ciddi anlamda bir takım sorunları ve de fırsatları da barındırmaktadır. Konut sektörünün hızlı ve sürekli bir gelişme trendi çizmesi, bu sektörün finansman sorunu ile baş başa kalmasına yol açmıştır. Bu sorunun aşılması için bir takım bilimsel ve bürokratik çalışmalar yapılmakta ve talep yönelimli konut finansmanı ve mortgage gibi sistemler önerilmektedir.

Sektördeki gelişme ve genişleme ülkemizin daha çok batısında ve özellikle de büyükşehirlerinde konut ve iş merkezlerinde oldu. Türkiye Gayrimenkul Sektörü “2018 yılı 1. Çeyrek Raporu”'na göre 2020 sonunda Türkiye’deki alışveriş merkezi arzının 14 milyon metrekare olması bekleniyor. TESK Genel Başkanı Palandöken, “yapılması planlanan AVM’ler ile toplam AVM sayısının 445’e çıkacağını ifade etti.” Basından.

Ev alana vatandaşlık Türkiye programına göre yabancı uyruklu kişiler, askeri bölgelerde olmamak şartı ile Türkiye’de istediği yerden konut alma hürriyetine sahiptir. Türkiye’de ev alan yabancılara vatandaşlık şartları ise 19.09.2018 tarihinden itibaren 250,000(USD doları) olmuştur. Türkiye’de 250,000(USD doları) karşılığı gayrimenkul alan yabancılar ve aileleri hemen Türkiye vatandaşı olabileceklerdir.  Türkiye gibi emlak ve inşaat sektörünün çok canlı olduğu bir ülkede yabancılar için konut sahibi olmak ise çok iyi bir yatırım yöntemidir. Türkiye’den konut almış yabancılar belirli periyotlarla uzatılması şartıyla oturma izni alabilirler, aynı şekilde aileleri içinde oturma izni alma hakları vardır, bu oturma izni ile yabancıların çocukları Türkiye’de eğitim görebilirler. Oturma izni olan yabancıların iş bulmaları daha kolaydır, firmalar içinde çalışma izni almak kolaydır. Ayrıca, yabancılar Türkiye’de 650 bin TL ve üzerinde konut alırsa ilk başvuruda kendisine ve ailesine 3 yıllık oturma izni alabilir, aldığı ev üzerinden Türkiye’de kesintisiz 5 yıl ikamet etmesi durumunda ise Türk vatandaşlığına başvuru hakkı vardır.

Evet, son yıllarda, Türk müteahhitleri yurt dışı ve yurt içinde çok büyük projelere imza attılar. Ama diğer taraftan da Türkiye Cumhuriyetinin bir tarım ülkesi olduğu unutuldu gitti... Tokat ilimizin ekonomisi; tarım, hayvancılık, endüstri ve ticarete dayalıdır. Yetiştirilen tarımsal ürünlerin başında; buğday, arpa, mısır, baklagiller, tütün, şekerpancarı, ayçiçeği, patates, soğan, üzüm, mısır, karpuz, tütün ve diğer sebzeler gelmekte iken şimdilerde çoğu ürün ne yazık ki artık ithal edilmektedir.

Eskiden, büyük ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yaygın olarak yapılmaktaydı. Ovalık alanlarda sığır ve manda, yaylaların bulunduğu dağlık kesimlerde de koyun ve keçi yetiştirildi. Ayrıca, Tavukçuluk ve arıcılığın yanı sıra göllerde balıkçılık yapılmaktaydı. Bu bağlamda Almus Baraj gölü önemli Alabalık üretim merkezlerinden biri olma özelliğini şimdilik korumakta…

Bir zamanlar ülkemiz, “tarım ürünleriyle kendi kendine yeten dünyadaki 7 ülke” den biriydi ve okullarımızda ”yerli malı haftaları” düzenlenirdi. Şimdilerde ise şehirlere özenti yüzünden köyler boşaldı, kasabalar da köy oldu, özetle “saman ve et ithal” eden hale geldik. Temel eğitim bile taşımalı olmak üzere şehirlerde yapılabilmekte. Köylerde çocuk cıvıltılarıyla eğitim veren okullarımız maalesef kapılarına kilit vurulmuş ve kendi kaderiyle baş başa kalmış.

Ülkemiz ATA tohumlarının lezzetleri bir başkaydı; öyle ki komşuda pişen buğday ekmeğin kokusu mahalleye yayılırdı. Ve dahası o pişen ekmekler komşu ile taze yayık ayranı yanında paylaşılırdı. 70-80’li yıllardan beri süre gelen hızlı göç bir türlü durdurulamıyor. İlimizden de; İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa başta olmak üzere göç artarak devam ediyor.

Her gün şehirler dolmakta ve betonlaşmakta ve 4 mevsim cennet ülkemizin tarım yapılan ovaları bile yok olmaktadır.

Ülkemiz aynı zamanda deprem kuşağında, Allah korusun deprem anında nerelerde “acil toplanma alanları” var?

Toplu konut idaresinin bir an önce şehir projelerini askıya alıp, köylerde sağlıklı yaşam alanlarını oluşturup köylüye “milletin efendisi” olduğu hatırlatılmalı, modern tarım ile ATA tohumlarımızın geriye dönüşünü sağlanmalı. İlimizin yılda üç ürün veren ovaları, Kazova; Tokat Turhal arasında, yer alan ve Yeşilırmağın suladığı ova 20.000 hektar, Omala Ovası; Gümenek regülatörü ile Omala köyü arasında kalan, 3200 hektar genişliğindeki sulak alanıyla, Turhal Ovası; Turhal ve civarında, Yeşil ırmağın geniş kıvrımlar yaparak Amasya istikametinde daraldığı, Dazya deresi önlerine kadar devam eder. 4500 hektar genişliğinde, Niksar Ovası; Kelkit ırmağının Fatlı kesiminde, Mansap istikametinde, talazan köprü boğazına kadar devam eder, 8000 hektar genişliğinde, Erbaa Ovası; Kelkit ırmağının Tepekışla önünden başlayıp, Kale boğazına kadar devam eder. 6500 hektar genişliğinde, Artova Ovası; Günçalı köyü boğazından başlayarak, Çekerek suyunun Çamlıbel bucağını takiben, Sulusaray önlerine kadar devam eden büyük bir ovadır. 15.000 hektar genişliğinde, Zile Ovası; 2000 hektarlık Maşat ovası, 2000 hektarlık Iğdır ovası ve Yeşilırmak'ın kolu Hotan deresinin iki yanında yer alan, 6000 hektarlık ovalarla birlikte toplam 10.000 hektardır.

Öncelikle emekliler için köyünü özendirici projeler hazırlanmalı ve artık yaşanmaz hale gelmiş büyükşehirlerden köyüne dönüşü sağlanmalı. Modern tarım teknolojileri köylümüzün ayağına götürülmeli. G.D.O’lu  ürünler yerine doğal ürünlerle beslenen sağlıklı nesiller yetiştirilmeli, kırlarımızda, ovalarımızda çocuklarımız,  uğur böceği peşinde koşup, renge renk  çiçekler toplamalı… Bizler bu hayallerle yaşanamaz şehirlerde yaşarken… Hiç değilse gelecek nesillerimiz bu gerçeği yakalamalı, sağlıklı ve huzurlu yaşamalı…

Faik KAFALI

TOSİAD Genel Başkan Yardımcısı

Basın-Yayımdan Sorumlu
 TOSİAD_12.02.2020_KURULDU

 



761 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

TOKAT’LI KINALI ALİ - 20/04/2019
Vatan savunmasında ölenlerin asla ölmediğine inanan her defasında “şehitler ölmez vatan bölünmez” diyerek Allah’ın şehitlerimizi, suçsuz-günahsızlar katına aldığı bir yüce dine inanan Müslüman Türk Milletiyiz. Millet olarak bin yıldan beri ecdadımız